Ask @NagihanEre:

Bir insanı, herhangi bir konuya inandırmak mı daha kolaydır, yoksa nefret etmesini sağlamak mı daha kolaydır? -Seon

Pochemuchkas
Kendi çizginden çıktığın vakit her ikisi de aslında çocuk oyuncağı. Elinden oyuncağı alınan her çocuk ağlayarak geri ister. Ama vererek ya da vermeden mutlu etmek bizim elimizde. Daha iyisini yahut daha kötüsünü görene kadar...

View more

Neden bazen insanlar yanlış kararlar verirler ve bu kararlardan acı çekerler? Bir kere sağlam düşünüp aptalca şeyler yapmamak mümkün değil midir?

Neye göre kime göre bir yanlış bu? Bana yanlış gelen bir kavram başkasına doğru gelir ve bu da ortada ona göre aptalca bir durum olmadığını gösterir. Ki, her insan kendi hayat felsefesine göre yer yer hatalar yapar. Hatalardır zaten bizi bu zamana getiren. Ya da değildir ama geliriz işte. Ve gelirken tam anlamıyla herkesi memnun edemeyiz. Meyveyiz ama ismimiz farklı, tadımız, yetiştiğimiz yer farklı. Ama meyveyiz bir çatıda.

View more

Kendinizi yeterince tanıyor musunuz ? Yoksa başkalarının tanıdığı kadar mı biliyorsunuz? -ayas

Pochemuchkas
Bu zamana kadar hiç kendim olmamışım. Hep birilerinin istediği gibi olmuşum. Ve her biri başka biri olmamı istemiş. Sevgi dolu, neşeli, anlayışlı, geri çeviremeyen, her şeyi alttan alan, üzmeyen, kırmayan, kaba davranmayan... Fakat bir sonraki evrede ben biraz sert çıkışmaya başlayınca ve belki de asıl ben olmaya başlayınca direkt değişim damgasını yedim. Ne ben ne de birileri beni tam anlamıyla tanımamış galiba. Herkesin duymak istediğini konuşmuşum bu zamana kadar...

View more

Değiştirmeye çalıştığın ama başaramadığın şey nedir?

Huyum diyeceğim de huyum bile değişti. Huysuz biri oldum. Tahammülsüz biri oldum. Insanlar ile iletişimi en aza indirgemeye çalışıyorum artık. Kafam bazen ciddi anlamda almıyor. Kimseye kapımı kapatmayan ben artık ısrarla çalan zile bile kapı deliğinden bakmıyorum.

View more

Bazen minik adımlar atarız ve bunu fark etmeyiz. Geriye dönüp baktığımızda, çok fazla yol katetmişizdir. Yerinde mi sayıyorsun yoksa hareket mi ediyorsun? Sence ne yapsaydın hareket ettiğini hissederdin? Seni bunu yapmaktan alıkoyan ne? -Viole

Trois
Bir ileri gidiyorsam iki geri gidiyorum. Bu da hala yerimde saydığım anlamına gelmiyor aslında ama elde kayda değer bir ilerlemede yok. Son dönemlerde gereğinden fazla durağanlaştığım için nasıl bir şeyde bunu düşünürüm onu bile bulamıyorum. Bu, kaçıncı seviye bilmiyorum ama baya üzücü...

View more

Hiçbir zaman cevaplamadığın veya cevaplayamayacağın sorular oldu mu? Neden cevapsız kaldılar? -deve kuşu

Trois
Cevaplamaktan usandığım ve cevaplarken beni bu kadar kırıp üzen bir soru sonrasında daha da üzecek bir sohbete yol açıyor. Gel gelelim engel ol, ne mümkün. Bazı şeyler olduğu andan çok sorulduğu anda can yakar. Olan olmuştur ama soru, hep vardır. Başka diller hep soracaktır.

View more

Biraz klasik olacak ama şimdiden kusura bakmayın. Elinize sihirli bir kalem ve silgi var. Silgi geçmişten anıları siliyor kalem geleceğe istediğinizi ekliyor. Siz hangisini ne için kullanılırdınız?

Geçmişte sadece bir günü silmek isterdim eğer silindiğinde bir zaman sonra önüme gelmeyecekse. Fakat elbet gelecekti. Yine de çok ileri bir zamana atmak isterdim bu kadar erken değil.

View more

Sence birine verdiğin en iyi hediye neydi?

Birine ilklerini yaşatıp, ilklerini almak ve onu sadece mutluluktan ağlatıyor olmak harika bir şey değil mi? Birine ilk kumbarasını sen alıyorsun, birine ilk defa sen bu kadar çok şey alıp, onu sadece ama sadece mutluluktan saatlerce ağlatıyorsun, birine ilk sen onca mesafede sımsıkı sarılıyorsun ve birine ilk sen senin için özel bir şeyi armağan ediyorsun ve birini ilk sen ne sever diye bilerek hepsini önüne sunup sevindiriyorsun. Bu çok güzel değil mi ya?

View more

insanlara değer verdiğini nasıl belli edersin?

Ne bileyim durduk yere kitap alıntısı okuyorsam, ninni söylüyorsam, uyumasını bekliyorsam ve birden neyin var senin diye sorup defalarca tekrar ediyorsam hatta ve hatta genelde alttan alıyorsam muhtemelen değer veriyorumdur, bir zahmet hissetsinler...

View more

Kendini kötü ruhlar, nazar ve lezzetsiz çöreklerden nasıl korursun?

Susamlar ve çörek otları üzerimizi süslerken, yumurtanın sarısı belki de üzerimize sürülerek bizi saklıyordur ve bu yüzden de her önüne gelen elini atmıyordur? Sevmiyordur çörek otu ve uzanmıyordur eli bize? Harika bir aşçının sanat eseriyiz. Ellerine sağlık.

View more

İnsanları geçmişiyle yargılayan 'insanlar' hakkında ne düşünüyorsunuz?

Geçmişini bilmeyen geleceğine adım atamaz bana göre. Bu yüzden yargılar ve önyargılar boşuna bir yadırgamadır. Belli sebepler çerçevesinde poz vermiştir o insan o fotoğrafın o karesinde. Ne kameraman memnundur çektiği pozdan ne de kişi hoşnuttur verdiği pozdan. Bilemeyiz. Bilebilir miyiz?

View more

"Her derin ruh bir maskeye ihtiyaç duyar ve her derin ruh çevresinde bir maske gittikçe büyür." Bu cümle aklına ne getiriyor? -Viole

Trois
Hepimiz birçok şeyde artık bir tık daha hassasiyet gösteriyoruz. Kırılmamak için, ezilmemek için, düşmemek için olduğumuzun dışında davranmaya çalışıyoruz. Kalkan biliyoruz bir şeyleri. Kostüm biliyoruz, elbise biliyoruz, maske biliyoruz. Saklanıyoruz. Daha çok gülmek için belki de. Ve ne zaman bir maske düşse yüzlerden; gerçeklerle yüzleşiyoruz ve büyüyoruz. Kandıran, pofpoflayan, pembe yalanlar sunan olmuyor. Birebir gerçeklerle savaşıyoruz. Ve büyüyoruz.

View more

''Aşk özgürdür.'' Az önce bu cümleye rastladım. Ve bir anda kendimi üzerinde düşünürken bulduğum için, seninle paylaşmak istedim. Sence aşk, özgür müdür? Bu cümle sen de ne hissettirdi? -Seon

Pochemuchkas
Aşk özgürdür. Insan bir defa aşık olur, cümlesine katılmıyorum. Insan bana göre birden fazla aşık olabilir ama bir kere tam sever. Bir kere tam sevdalanır ve bir daha onun gibi sevemez. Tamam aşık olunca da bir önceki ile bir sonraki eş değer olmaz elbette ama işte bir özel bir ayrı durum vardır ya odur işte sevda. Her şeyden herkesten farklı bir boyut. Aşk bu yüzden belki de özgürdür. Tek yere sabit değildir. Ya da bu yüzden hürdür. Isteği zaman kalkıp çekip gidebilen.

View more

''Katlanmak'' sözcüğü hakkında ne düşünüyorsun? Mesela insan gerçekten istemediği bir duruma veya bir şeye sadece hisleri nedeniyle katlanabilir mi? -Seon

Pochemuchkas
Hislerden ziyade işi gereği çok şeye katlanan insanlar var. Öğretmenleri, doktorları, hastane çalışanlarını ele alalım. Gün boyu çeşit çeşit insanlarla içe içe oluyorlar. Günün yorgunluğu ve yoğunluğu ile hepimiz baya bir yıpranıyoruz ve yine de dişimizi sıkıyoruz. Esnafları düşünelim. Müşteri her zaman haklıdır zihniyetinde olduğumuz için onlar da çok fazla şeye ekmeği için katlanıyor. Ya da ikili ilişkilerimizde daha iyi anlaşmak ve anlaşılmak, mutlu olmak, saygılı ve sevgili olmak adına yine çok şeye katlanıp göz yumuyoruz. Eh bazen elimizi taşın altına koymak gerekiyor daha yaşanılır bir hayat için.

View more

Sizce insan yaşadıklarını mı hakediyor, yoksa hakettiklerini mi yaşıyor?

Yaşadığımız her şeyi hak etip etmediğimiz tartışılır. Çünkü bazen emeğin ve gayretin dışında torpilin ve hilenin, yalanın el attığı şeyleri de yaşıyoruz. Hak ettiğimizi yaşamak konusunda ise kimse yaşattığını yaşamadan ölmez felsefesine sırt dayıyorum.

View more

Next