­čîÖ

┼×╔Ĺhin Demirh╔Ĺn
ÔÇť─░steyip istemedi─čimi do─čru d├╝r├╝st bilmedi─čim, fakat neticesi aleyhime ├ž─▒karsa istemedi─čimi idda etti─čim bu nevi s├Âz ve fiillerimin daimi mesul├╝n├╝ bulmu┼čtum: Buna i├žimdeki ┼čeytan diyordum; m├╝dafaas─▒n─▒ ├╝zerime almaktan korktu─čum b├╝t├╝n haraketlerimi ona y├╝kl├╝yor ve kendi surat─▒ma t├╝k├╝rece─čim yerde, haks─▒zl─▒─ča, tesad├╝f├╝n cilvesine u─čram─▒┼č bir mazlum gibi nefsimi ┼čefkat ve ihtimama lay─▒k g├Âr├╝yordum. Halbuki ne ┼čeytan─▒ azizim, ne ┼čeytan─▒? Bu bizim gururumuzun, salakl─▒─č─▒m─▒z─▒n bir uydurmas─▒... ─░├žimizdeki ┼čeytan pek de kurnazca olmayan bir ka├žmak yolu... ─░├žimizde ┼čeytan yok... ─░├žimizde acizlik var... Tembellik var... ─░radesizlik, bilgisizlik ve bunlar─▒n hepsinden daha korkun├ž bir ┼čey: hakikatleri g├Ârmekten ka├žmak itiyad─▒ var...ÔÇŁ