Ask @nkemalure:

Poserlar ile alakalı düşüncelerin nelerdir ?

Daha önce de buna benzer sorular geldi. "X grubunu dinlemediği halde t-shirtünü giyenler hakkında ne düşünüyorsun?", "İyi gitar çalamadığı halde çok iyi gitaristmiş gibi hava atanlara ne diyorsun? ", "Hiç progresif rock grubu dinlemediği halde Dream Theater'a tapanlara ne demek istersin?" gibi...
Bu konudaki düşüncem çok net. Onlar hakkında negatif bir şey düşünmüyorum :) Herkes istediğini giyebilir, istediği gibi hava atabilir, istediği grubu dinleyip geri kalan müzikleri görmezden gelebilir. Açıkçası bundan gocunmayı, ya da bu insanlara karşı bir hoşnutsuzluk beslemeyi anlayamıyorum. Eğer gerçekten bu insanlardan o kadar rahatsızsanız onlarla görüşmezsiniz olur biter. Dinlediği müziği ve ait olduğu kültürü namusuymuş gibi sahiplenmeyi kendimle bağdaştıramıyorum.

View more

Abi Isvecten bu kadar metal grubu cikmasinin ozel bi sebebi var mi yoksa tesaduf mu ?

Sadece İsveç değil genel olarak İskandinav ülkeleri için konuşabiliriz. Genelde bu soruya hep "orası çok soğuk, insanlar sürekli evde oturduklarından müzik yapıyorlar", ya da "kuzeyin karanlık havası bu müziğe ilham veriyor" gibi cevaplar verilir. Bunların illa ki katkısı vardır fakat asıl sebebin bunlar olduğunu düşünmüyorum.
Bence en büyük etken ekonomik rahatlık ve devletin izlediği eğitim ve kültür politikaları. Ekonomik rahatlık yüzünden bir çok insan tam zamanlı müzisyen olarak çalışabiliyor, ya da en azından kendi işi dışında müziğe daha fazla vakit ayırabiliyor. Müzik eğitimine çok önem veriliyor, insanlar çok küçük yaşlardan itibaren enstrüman eğitimi alıyorlar ve gruplarda çalıyorlar. Mesela ünlü İskandinav gruplarına bakın, birçoğunun grup elemanları 15-16 yaşındayken kurulduğunu göreceksiniz. Örneğin Katatonia 91'de kurulmuş, Jonas Renkse 75'li. Benzer şekilde Opeth adı ilk kez 90'da ortaya çıkmış, Akerfeldt 74'lü. Vikernes Black Metal tarihine damgasını vurak ilk 4 Burzum albümünü kaydettiğinde sadece 20 yaşındaydı. Meshuggah basçısı Lovgren bana ilk Avrupa turnesine çıktığında 14 yaşlarında olduğunu söylemişti. Daha tonla örnek bulunabilir.
Değişik kültürlerin yayılması ve korunmasına da çok önem veriyorlar. Bundan dolayı da pop, rock, caz gibi geniş kitlelerin sevdiği müziklerin yanı sıra metal ve punk gibi biraz daha kısılıt kitlelere hitap eden müziklerin de ilerlemesi devlet tarafından destekleniyor. Burada manevi bir destekten değil, direkt olarak finansal destekten bahsediyorum.
Yani özetlersek, neredeyse her konuda olduğu gibi (sağlık, eğitim, teknoloji vs.) bir ülkeden çıkan müziğin kalitesini de politika ve siyaset belirliyor.

View more

Metal muzigin bana uygun olup olmadigini nasil anlarim ?

Master of Puppets ve Fear of The Dark testlerini uygulayarak:
Master of Puppets Testi: Sarkiyi ac, 0:20 gibi tek basina giren riffi dinle. Ardindan 0:30 gibi butun enstrumanlarin girdigini duyacaksin. Iste hepsinin calmaya basladigi o anda icinde dayanilmaz bir kafa sallama istegi olusuyorsa tebrikler, metal muzik tam sana gore!
Fear of The Dark testi: Sarkinin herhangi bir konser kaydini ac. Sarkinin en bastaki yavas kisimlarinda vokalistin "Fear of the Dark.. You!" dediginde kalabaligin tek agizdan "FEAR OF THE DARK!" diye bagirmasi tuylerini diken diken ediyorsa.. tebrikler! metal muzik tam sana gore!
Tabii ki bu iki testi gecemezsen metal sana gore degil diye bir sey yok. Metal muzik kendi icinde bin tane ture ve dallara ayrilan kocaman bir dipsiz kuyu. Biraz arastirirsan mutlaka senin zevkine hitap eden bir grup bulursun.

View more

Büyük ihtimalle oldukça meşgul ve boş zamanı kısıtlı olan birisin. Neden kim olduğunu bile bilmediğin insanlara yardımcı oluyorsun?

Cem Temeltaş
Çünkü insanlara yardım etmenin ve ufak da olsa onların hayatlarında bir değişiklik yapmanın getirdiği çok büyük bir tatmin ve manevi huzur var. Bu sadece kendin için çalışarak asla elde edemeyeceğin bir duygu.
Ask.fm'e başladıktan bir kaç ay sonra Anadolu'daki bir şehirden e-mail aldım. Maili atan kişi kendisinin bulunduğu yerde bas gitar üzerine bilgisi olan hiç kimse olmadığını, bu yüzden benim attığım cevapların ona çok yardımı dokunduğunu söyledi. Hatta bu cevaplar sayesinden vizyonunun açıldığını ve şu an kendini çok daha iyi bir müzisyen olarak hissettiğini söyledi. İşte bunun gibi mesajlar almak "harcadığım tüm vakte değermiş" dedirtiyor insana. Bunun gibi benzer çok mesajlar aldım/alıyorum. Bunun getirdiği mutluluğu anlatamam.
Akademisyen olma ve hatta Türkiye'ye dönme sebeplerimden biri de buydu. İnsanlara yardım etmeyi ve öğrenci yetiştirmeyi çok seviyorum. Bunun değerli olduğuna inanıyorum.
Yetiştirilme tarzım ile de çok ilgisi var tabii. Şu açıdan bak: benim adım neden Nazım Kemal? Sence oğullarına bu ismi koyan bir aile onu nasıl yetiştirmiş ve ona hangi değerleri öğretmiştir?

View more

Aşağıdaki caz listesi gibi bir de klasik müzik tavsiye listesi hazırlayabilir misin?

Senfoniler ve Koncertolar:
Bach - Brandenburg Koncertolari
Beethoven - Butun Senfonileri (Ozellikle 5 ve 9, Karajan kayitlari)
Chopin - Butun Piyano Koncertolari (Ozellikle 2)
Debussy - Jeux
Dvorak - 9 . Senfoni (New World)
Gershwin - Rhapsody in Blue
Haydn - Londra Senfonileri
Mendelsson - Italyan Senfonisi (4 numara olmasi lazim)
Mozart - Klarnet Koncertosu
Mozart - 20-27 Piyano Koncertolari
Mozart - 40 ve 41 nolu senfoniler
Mussorgosky - Pictures at an Exhibition
Profokiev - Romeo ve Juliet
Rachmaninov - 2 ve 3 nolu piyano koncertolari (benim kisisel favorim bunlar)
Ravel - Bolero
Schoenberg - Five Orchestral Pieces (Op 16)
Shostakovich- 1 nolu Cello Koncertosu
Stravinsky - Rite of Spring
Tchaikovsky - 1 Nolu Piyano Koncertosu
Tchaikovsky - 4 ve 6 nolu senfonileri
Vivaldi - 4 mevsim
Oda Muzigi:
Bartok - String quartetleri
Beethoven - String quartetleri (son donem olanlari, bunlar cok ama cok acaip..)
Beethoven - Keman sonatlari
Dvorak - 12 nolu string quarteti
Mozart - String Quartet K465
Schubert - Piano ve String quartetleri (piano triolari da saglam aslinda)
Shostakovich - 8 nolu string quartetleri
Solo Enstrumantal:
Bach - Cello suitleri
Bach - Goldberg Varyasyonlari (ozellikle Glenn Gould kaydi)
Bach - Solo keman sonatlari ve partitalari
Beethoven - Butun piyano sonatlari (son donem olanlar ozellikle, Kovachevich kayitlari tavsiye edilir)
Chopin - Nocturneler, Balladlar (ozellikle 1 ve 3), Preludeler, etudler (aslinda Chopin'in solo piyano icin olan herseyini dinle sen..)
Lizst - Bminor Sonata (ozellikle Pogorelich kaydi, of of of...)
Paganini - 24 Caprice
Mozart - 11 Nolu piyano sonati
Schubert - Impromptular (bunlarin aslinda dogaclama olduklarina inanmak istemiyorum..)
Vokal:
Bach - Mass in B Minor
Beethoven - Missa solemnis
Handel - Messiah
Mozart - Requiem*(bu listeden sadece bir sey dinleyeceksen bunu dinle)
Orff - Carmina Burana
Aslinda opera icin de bir liste yazabilirim ama onda o kadar bilgili degilim.

View more

Tarantino filmleri hakkındaki düşüncelerin ?

Kisa kisa
Reservoir Dogs (10/10): Tam bir klasik. Kurgu, oyunculuk, hersey sahane.
Pulp Fiction (10/10): Kendini tekrar etmeden bu kadar kisa surede ikinci bir klasik ortaya koyabilmesi hayranlik uyandirici. Muthis bir film. Herhalde sinema tarihinde tek filmin icine bu kadar fazla klasiklesmis diyalog ve sahne sigidirabilmis bir yapit daha yoktur.
Jackie Brown (9/10): Bence cok keyifli bir film. Yine kendini tekrar etmiyor olmasi cok iyi. Fakat ilk iki film kadar vurucu diyalog/sahne barindirmiyor. Sanirim bundan dolayi o kadar populer degil.
Kill Bill (8/10): Vol.1 ve Vol.2 beraber degerlendiriyorum. Bastan asagi surukleyici bir film, ama acikcasi toplamda 4 saate yayilmayi hakeden bir hikaye oldugunu dusunmuyorum. Ilk filmlerine oranla zekasi daha dusuk, daha duz bir film. Ama gorsellik olarak basyapiti bu bence.
Inglorious Basterds (9.5/10): Buna bayiliyorum iste! Bence cok zekice yazilmis bir film. Sanirim en fazla guldugum filmi de bu.
Django Unchained (7.5/10): Yine Kill Bill tarzi nispeten daha duz bir film. Ben acikcasi Tarantino evreninde gecen bir Western'in cok daha ilginc olacagani bekliyordum . Bir de sanirim surekli intikam temasini islemesi bayat gelmeye basladi. Her neyse, yine de ortalamanin cok uzerinde bir film tabii ki.

View more

Abi bilirsin tembelliği yenmek çok zor,hayatı boyunca sırf tembelliğini yenemediği için azamileri hak ettiği halde asgarileri yaşayan insanlar var. Sen bunu nasıl yendin? Elbet zorlanmışsındır, temel olarak tembelliğe eğilimli varlıklarız, nasıl aştın bunu? biraz detaylı anlatırsan süper olur hatta.

Benim isime zamaninda cok yaramis, ve hala da yaramaya devam eden bir taktigi anlatayim.
Psikoloji konusunda uzman degilim, fakat deneyimlerimden gordugum kadariyla insani daha cok calismaya sevk eden ana etken "tatmin olma" ve "hedeflerine ulasma" duygusu. Bu duygulara ulastigi anda insanin daha cok calisasi geliyor.
Iste tam burada bir kisir dongu var, calismak icin tatmin lazim, ama tatmini yaratabilmek icin de calismak lazim. Iyi de bu donguyu nasil kiracagiz?
Cozumu basit, "tatmin" tanimini degistirmen ve hedef kucultmen gerekiyor.
Mesela 10 sayfalik bir odev hazirlayacaksin, eger hedefin buysa, bu hedef gozunde buyuyecek ve ister istemez bu odeve baslamaya erteleyeceksin. Hatta o kadar cok erteleyeceksin ki, sonunda o odevi son dakikada yapmak zorunda kalacaksin..
Iste bu noktada hedef kucultmen gerekiyor. Hedefin "10 sayfalik odev yazacagim" degil, mesela "Ilk paragrafi yazacagim" olsun. Hedefi bu sekilde kucultursen, artik gozunde o kadar buyumeyecek, ve o isi yapmaya baslayacaksin. Ardindan bu minik hedefi gerceklestirince ufak da olsa bir tatmin duygusu elde edeceksin. Bu ufak tatmin duygusu seni odevin geri kalanina baslaman icin motive edecek.
Zaten goreceksin ki isin en zor kismi baslamak, bir kere basladin mi gerisi geliyor.
Bu mantigi butun calismalarinda uygulayabilirsin. Mesela hedefin "bugun 4 saat bas gitar calacagim" ise bunun yerine hedefini "10 dakika calacagim" olarak kucult. 10 dakika caldiktan sonra elde edecegin tatmin hissi seni zaten daha cok calmaya goturecektir. Ama sen en basindan illa 4 saat calacagim diye kasarsan buyuk ihtimalle bu is gozunde buyuyup sana iskence gibi gelecek ve o gun gitari hic eline almayacaksin.
Umarim yardimci olabilmisimdir.

View more

abi nasil bi tecrube oldu jordan rudessle ayni sahne :), neleri caldiniz, dogaclama mi yoksa dtden bi seyler mi

Baya inanilmazdi :) Dream Theater en sevdigim gruplardan biri. Grubun kilit uyelerinden biriyle prova almak, sahnede calmak, ve oturup sohbet etmek benim icin unutulmaz bir tecrube oldu.
Konser Eren'in Berklee'deki son resitaliydi o yuzden agirlikli olarak onun on planda oldugu seyler calindi. Kendisi konseri dogaclama piyano calarak acti, ardindan Rudess ve davulcu arkadasimiz Alus Dogucan Gunes sahneye gelip Porcupine Tree'den Even Less coveri caldilar.
Ondan sonra konserin asil olayi olan Rudess'in klavye ve orkestra icin besteledigi ve duzenlemelerini Eren'in yapmis oldugu 4 bolumden olusan ve 24 dakika suren "Explorations" adli eseri caldilar. Normalde orkestra tarafindan calinan bolumleri Eren tek bir klavye icin aranje edip caldi, Rudess de onun uzerine solo bolumlerini caldi. Ondan sonra da Eren'in kendi bestesini caldilar bir tane.
Ben sadece en son sarkida caldim. Dream Theater'in son albumunden Enigma Machine'i coverladik :) Baya eglenceli ve gaz bir versiyon oldu. Normalde gitarin caldigi partisyonlari Eren caldi. Klavye sololarinda sag tarafima bakip sololari Rudess'in caldigini gormem hayatimda en mutlu oldugum anlardan biriyidi sanirim :)

View more

Abi queen albumlerini genel olarak yorumladin mi ? Yoksa yorumlayabilir misin :3

Queen I (7/10): En garip parçalarının bulunduğu albüm. Mercury'nin şarkı yazma yeteneği şimdiden belli oluyor, Liar çok iyi. Fakat genel olarak kimlik arayaşında oldukları hissediliyor.
Queen II (9/10): En progresif albümleri. Birçok erken dönem klasiklerini barındırıyor. White Queen acı yüklü, March of the Black Queen ise geleceklerin habercisi.
Sheer Heart Attack (8/10): Grup karanlık progresif havasını kaybedip biraz daha pop/rock'a kayıyor. Killer Queen ve Now I'm Here gibi ünlü şarkıların yanı sıra Brighton Rock ve Flick of the Wrist gibi gizli kalmış klasikler de burada.
A Night At The Opera (10/10): Bütün rock tarihindeki en önemli 3-5 albümden biri. Bu kadar farklı müzik türünü birlikte kaynatıp (opera, rock, metal, pop, country, vaudeville..) bu kadar bütünlüklü bir eser ortaya koyabilmiş başka bir albüm var mı ben bilmiyorum. Bohemian Rhapsody gibi en deneysel takılan progresif rock grubunu bile afallatacak bir şarkıyı dünya hiti haline getirmiş olması da cabası.
A Day At The Races (9/10): Somebody To Love bulunan bir albümü sevmemek mümkün mü? ANATO'nun daha gösterişsiz ve çekingen kardeşi. Onun kadar popüler değil ama içinde enfes şarkılar barındırıyor.
News of The World (7.5/10): Buradaki parçalar keskin şekilde "inanılmaz" ve "sıradan" olarak ikiye ayrılıyor. We Will Rock You, We Are The Champions gibi klasikleri ve It's Late, Spread your Wings gibi gölgede kalmş bombaları bir yana koyarsak geri kalanı ortalama.
Jazz (8.5/10): Başka hiçbir albümün vokallerine eşlik etmek beni bu kadar eğlendirmiyor. Sululuk seviyesi maksimumda (Bicycle Race, Mushtapha). 12-13 yaşlarındayken Don't Stop Me Now'ın Dünya'nın en iyi şarkısı olduğuna inanıyordum:)
The Game (7.5/10): 80lerin Queen'i ve 70'lerin arasındaki köprü. Ama aynı NOTW'deki gibi, güzel şarkıları çok güzelken (Save Me vs.), geriye kalanları ise o seviyede değil.
Hot Space (6/10): Queen'in en zayıf işlerinden olduğu doğru olsa da kesinlikle abartıldığı kadar kötü değil. İyi ki Under Pressure bu albümde, yoksa kimse bunu hatırlamayacaktı.
The Works (8/10): Bir önceki disko denemesinden ağzı yanan Queen'in köklere dönüş çabası, ama ne dönüş! Metrekare başına 5 hit parçanın düştüğü bu albümün tek falsosu çok kısa olması.
A Kind Of Magic (9/10): The Works'un daha bir damar ve zeki versiyonu. Who Wants To Live Forever tüyleri diken diken eder. 14-15 yaşlarındayken ise Princes of The Universe’ün Dünyanın en iyi şarkısı olduğunu düşünüyordum:)
The Miracle (7.5/10): Karışık çerez. En büyük eksikliği Breakthru, I Want It All ve Was it All Worth It gibi süper rock şarkıları yanına sağlam balladlar eklememiş olmaması.
Innuendo (10/10): Queen’e ait sevdiğim herşey bu albümde var. Epik (Innuendo), kafa göz yaran (Headlong), duygulandıran (These Are The Days of Our Lives), ve delirten (I’m Going Slightly Mad) bir albüm Bir de tabii ki majesteleri’nin bize vedası, The Show Must Go On.
Made in Heaven (9.5/10): Duygusal etkisi bir yana, aranjman ve vokal açısından da müthiş bir çalışma.

View more

Bass gitarist kendini duyurmak için middleri açık tutmalı diyorsun abi sen. Korn un bassisti midd tamamen kapalı çalıyor ama bass çok ön planda nasıl oluyor ? sen yanılıyor olabilir misin ?

Sanırım o konuda bir yanlış anlama olmuş. Ben "distortionlı ritm gitarların arkasında" çalan basçıların midleri açmasını tavsiye etmiştim. Benim tecrübem, bu durumda çaldığınız notaların net olarak duyulmasına o arttırılmış mid frekanslarının büyük katkı yaptığı.
Korn'a bakarsan Fieldy'nin çok net duyulduğu yerler Munky ve Head'in distortionlı ritm çaldıkları yerler değil, clean tonlar kullandıkları (ya da volume, chorus, delay gibi efektlere abandıkları) yerler. Böyle bir durumda bas gitarın tonu ne olursa olsun net duyulacaktır zaten. Ama mesela nakaratlarda daha heavy tonlara geçtikleri yerlere bak, orada bas gitarın çaldığı notaların tamamen kaybolduğunu ve sadece "çat çut, pat küt" gibi seslerin geldiğini duyacaksın. Bunun sebebi de Fieldy'nin ton ve çalım tercihi. Zaten genel olarak melodi veya nota duyurmak yerine perküsif şekilde groove vermeyi tercih eden bir basçı.
Bence bu argümana ikna olmanın en iyi yolu kendin deneyip görmen. Mesela bir thrash metal parçası aç ve üzerine bir kere midlerin kapalı, bir kere de midlerin açık olarak çal (ya da daha iyisi kayıt yap). Aradaki farkı duyabilmen lazım.

View more

Abi sence neden insanlar metal dinleyen birini duydugunda oha nasil kafan kaldiriyor,satanist,anca böğürüyorlar,ne anlıyorsun gibi sorular soruyorlar ?

Insanlarda genel olarak anlamadiklari seyleri kotuleme egilimi vardir. Anlamadiklari kitaplara "entel dantel isi" derler, anlamadiklari filmlere burun kivirirlar, anlamadiklari oyunlara "bunu anca salaklar oynar" derler. Genel mantiklari "iyi bisey olsa ben de zevk alirdim. Ama almiyorum, demek ki kotu ve gereksiz bir sey" olarak aciklanabilir.

View more

hocam underground takılıyorum diye şekilcilik yapanlardan değilim ama sizcede müzik olarak metallica slayer vs. den çok daha iyi gruplar yokmu ? tamam zamanlarına göre çığır açmış gruplar olabilirler ama https://www.youtube.com/watch?v=NKvfb417iP0 bu kadar iyi müzik yapıyorlarmı sizce ?

Dediğin grubu Metallica ile kıyaslamak bence mantıklı değil, çok çok ayrı müzikler yapıyorlar ve hitap ettikleri kitle çok farklı.
Metallica'nın en büyük başarısı hem görece sert bir müzik yapıp hem de insanların diline dolanacak şarkılar yapması. İnan bu o kadar zor bir şey ki.. Dolayısı ile bu gruplar sadece zamanında çığır açtıkları için değil, aynı zamanda bunu başarabildikleri için bu kadar büyükler.
Linkini attığın grup kendi kulvarında gayet iyi bir grup. Ama bu tarz müzikler doğaları gereği çok kısılı kitlelere hitap ediyor zaten. Bunda da yanlış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Böyle bir grubu ancak kendisine benzer gruplar ile kıyaslamak mantıklı.

View more

Metallica diskografisi için değerlendirmeleriniz nasıl olur ?

Kill'em All (7/10): Baya samimi, atesli ve gaz bir album. Sarki yazma yetenekleri daha sonra seviye atlayacagindan cok puan vermedim.
Ride The Lightning (9.5/10): Inanilmaz bir album, ilk 4 sarki melodi, gaz, huzun ve epikligin ic ice gecmis hali. Herkes, ozellikle de Kirk inanilmaz formunda bu albumde. Call of Ktulu olaganustu bir bitiris.
Master of Puppets (10/10): Ne denebilir ki, cogu insan icin gelmis gecmis en iyi metal albumu. Ben AJFA'yi biraz daha fazla seviyorum, ama bu albume 10 vermemek cok zor. Battery/MoP gibi bir ikili ile albumu acmak her gruba nasip olmaz. Bir de Orion gercegi var tabii.
...And Justice For All (10/10): Bu albumdeki karanligin, Hetfield'in evrimini tamamlamis vokallerinin ve melodilerin hastasiyim. Bence sarki yazarligi ve gitar melodileri olarak Metallica'nin zirvesi bu albumdur. Sound olarak problemleri var evet, ama ona ragmen album insani esir aliyor. Blackened benim en sevdigim Metallica sarkisi.
Metallica (9/10): Bu album de bayiliyorum. Vokal melodisi olarak da zirveleri bu bence. Buyuk ihtimalle icine girmesi ve sevmesi en kolay metal albumu de budur, satis rakamlari ortada zaten, hit fabrikasi gibi bir album. Eger albumun ikinci yarisindaki sarki kalitesi ilk yarisindaki gibi olsaydi buna da 10 verirdim.
Load (7.5/10): Tarz degisikligi konunda hic bir sikayetim yok, Metallica hard rock'i da cok iyi kiviriyor bence. Outlaw Torn, Until it Sleeps vs. inanilmaz parcalar. Albumun tek sorunu gereginden fazla uzun olmasi ve iyi sarkilar icerdigi kadar vasat sarkilar da icermesi. Metallica'nin "hic bir seyden kesmeyelim, ne yazdiysak/caldiysak albume koyalim" mentalitesi bu albumle basliyor, ve bence Metallica'nin kariyerinin ikinci yarisindaki muziksel kalite dususunun bas sorumlusu bu yaklasim.
Reload (6/10): Asagi yukari Load ile ayni seyleri dusunuyorum, ama bu albumde vasat sarkilarin sayisi daha fazla. Acikcasi bu sekilde iki album yapacaklarina iki CD'deki en iyi sarkilari toplayip tek album yapsalar cok daha vurucu olurmus diye dusunuyorum. Zaten bu albumleri ben genelde o sekilde dinliyorum.
Garage Inc. (8.5/10): Her iki CD'si de muthis, Metallica mukemmel bir cover grubu. Hem sarkilarin ruhunu koruyup hem de kendilerinden birseyler katiyorlar, daha ne olsun.
St. Anger (5/10): Albumu cevreleyen sartlari dusundugunuzde ve ozellikle Some Kind of Monster belgeselini izlediginizde bu albumu cok daha iyi anliyorsunuz. Bence asiri samimi bir album, ama her zaman samimiyet muziksel kaliteye donusmuyor iste. Album hakkinda genel elestrilere ben de katiliyorum, gereksiz otesi uzun sarkilar, cig olmayi denerken dinlenemez hale gelmis produksiyon, ve cok zayif vokaller.
Death Magnetic (7/10): Koklere donus albumu olarak incelendiginde gayet basarili. Icinde cok guzel sololar, riffler ve vokal melodileri var. Baya da gaz bir album, ozellikle riff acisindan. Ama efsane donemdeki thrash klasiklerinin yanina yaklasamiyor tabii.

View more

Bugra hoca videolu yanıtlar vermişti ondan eminiz yüzde yüz gerçek ama hiç yayınlamadın. Bunu Söylemek beni üzüyor ama maalesef fakesin,bunu geç farkettiğime yanıyorum

Son bir kac gundur komik sekilde birileri bana, Ahmet'e ve Eren'e hesaplarimizin fake oldugu yonunde iddialarda bulunuyor. Artik bu suclamalar o kadar komik hal aldi ki bir daha cevap veremeyecegim. Trolluk yapmaya calisiyorsan (ya da calisiyorsaniz) baya basarisizsin gercekten.
Ha trolluk yapmiyorsan, ciddiysen o zaman tum iddialarini curutecek soyle bir durum var. Benim ve Ahmet'in Facebook hesaplarinin fake oldugunu iddia edecek kadar akilsiz degilsindir diye tahmin ediyorum. Oradaki fotograflar, ortak arkadaslar, yaptigimiz postlar vs. o hesaplarin %100 gercek oldugunun kaniti. Diyelim ki bu ask.fm hesaplari sahte, e manyak miyiz o zaman bu ask.fm postlari duzenli olarak FB hesaplarinda paylasiliyor? Eger bu hesaplar sahte olsa gercek Ahmet ve Kemal o cevaplari niye paylassin? Ayrica bu ask.fm hesabi vs. benim YouTube videolarimda ve kisisel websitem kemalure.com'da da link olarak veriliyor. Daha gercek oldugunu kanitlamak icin ne yapabilirim bilmiyorum. Hala sahte oldugumu iddia ediyorsan, o zaman beni takip etmeyi birak, zaten anlama seviyen bu kadar dusukse burada donen muhabbetlerin cogunu kafan almayacaktir.
Ha senin iddialarindan bagimsiz olarak video seklinde cevap verme olayini zaten yapmayi planliyordum. Hatta sirf video seklinde cevap vermek icin biriktirdigim henuz cevaplamadigim sorular var. Yakin zamanda baslayacagim video cevaplara.

View more

Hardest song you ever played in your entire life and why it is too hard?

In terms of right hand technique, Meshuggah - Bleed cover really pushed me to my limits. In order to sync with guitars and drums I used all 4 fingers on my right hand.
http://youtu.be/Jv1ptWzXbtI
In terms of left hand technique, my band Achroma Rising's song "Water Devours The Earth" (soon to be released) was very challenging to record. I wrote all the bass parts on the computer first, without ever touching the instrument. When I finally picked up my bass for recording, I realized that the bass solos in the song required extremely uncomfortable left hands positions, as you can see in the video below. But overall I am glad it turned out that way, I feel that my playing improved vastly while recording that song.
http://youtu.be/B_5O0pcByXY
Also, I am writing some very crazy, out-of-this-world-difficult bass parts for the other upcoming Achroma Rising songs. I am not sure how am I going to play those, but I will figure it out :)

View more

0!'in 0 yerine 1'e eşit kabul edilmesi faktöriyel mantığına ters olan bir durum değil mi?

Hayır, tam aksine faktöriyelin mantıklı olabilmesi için 0!=1 olması gerekiyor.
Kombinasyon formülünü düşün. N tane objenin içerisinden K tane değişik obje çekmenin N!/(K!(N-K)!) değişik yolu vardır. Örneğin 5 kişilik bir grubun içerisinden kaç farklı 3 kişilik grup oluşturulabileceğini hesaplamak istersen, N=5, K=3 alırsın, formül de sana 5!/(3!(5-3)!) = 20/2 = 10 verir. Yani 5 kişiden 10 farklı 3 kişilik gruplar oluşturulabilir.
Şimdi N'nin K'ya eşit olduğu özel durumu düşün. Mesela 5 kişilik bir gruptan 5 kişilik kaç farklı grup çıkar? Cevap tabii ki 1, çünkü gruptaki tüm insanları kullanmak zorundayız. Peki formül ne diyor? N=K için formül, N!\(N! 0!) = 1/0! veriyor. Bu sayının 1e eşit olmasının tek yolu 0!=1 olması. Eğer dediğin gibi 0!=0 olsaydı o zaman tanımsız bir sonuç elde ederdik.

View more

Abi şu an Türkiye'ye geri döndüğün için pişman mısın?

Sanırım seçim sonuçları ile bağlantılı olarak bunu soruyorsun. Daha önce de söyledim, burada (ve genel olarak sosyal medyada) siyasi yorumlar yapmıyorum. Yani seçim sonuçları ile ilgili bir yorum bekliyorsan maalesef cevap veremeyeceğim.
Fakat soruyu genel olarak alırsam, hem evet hem hayır diyebilirim. Hayır değilim, çünkü ailemin yanında olmamın ve sevdiğim meslekte çalışıyor olmanın getirdiği büyük bir tatmin ve mutluluk var. Ama bir yandan da Türkiye'de o mutluluğu korumanın çok büyük mücadele ve çaba gerektirdiğini görebiliyorum. Yurtdışında mutlu ve huzurlu olmak çok daha kolay. Buna ek olarak yurtdışından tamamen kopmamı engelleyen bazı özel durumlar da var.
Türkiye'de de mutlu olmak mümkün, ama çok mücadele istiyor. Şu an bu mücadeleyi verebiliyorum, gelecekte neler olacağını göreceğiz.

View more

Next