sonunda hep canın yanar, beklediğin yer beklemediğin kadar. bitince sürpriz var diyenler, filmi hiç izlemeyenler. bir yer var biliyorlar ama bize söylemiyorlar, galiba sevmiyorlar. gezegen gezegen dolaş yine bize giren, senle aynı şehirden. sokaklar hep yangın yeri. öyle tercih eder kibrit tacirleri. üç ileri ve beş geri. hiç özlemedim sizleri.
kafadan attım salladım, türkülerden de çaldım. sahnelere çıkıp içtim oynadım, ben gönülden inandım. şarkını seç gel benimle, beraber bağralım, dalganı geç sen benimle. elini verdin sıkmadım, boynundan sarıldım, tekme tokat öne geçtin bıkmadın. sen gönülden inandın.
ah ne tatlı sözler hazırladım, kim bilir kaç aydır. kimse seni dinlemiyorken, konuşmak kolaydır. kafamda durmadan, bağırıp çağıran bir yabancının sesi. yüzümde kocaman, yalandan, bir antidepresan gülümsemesi. böyle gitme ne olur, böyle gitme ne olur, biraz yanımda otur. diyemedim.
bütün o olanlara, attığın adımlara, söylenen yalanlara, boş mu kalayım? ayrıldık işte, her şey değişti. bence sen bu gidişle mahvolacaksın. sen biraz delisin, hatta bana deli divanesin. bensiz bir hiç gibisin. sen yalnızca benimle iyisin. ellerini tutanlara, gözlerine bakanlara, yattığın o adamlara, sor bir bakalım: "sensiz bir hiç mi?" herkes bilinçli. yürüyemez o ilişki, mahvolacaksın.
ben her sabah kalktığımda, düşüyorum bir boşluğa. ne yazıyorsa alnımda, sen yoksun hiç yanımda. anlamazlar halimi, kim ne yapsın derdimi. bilmezler özlediğimi, yazmıyor ki alnımda. İstanbuldayım, takılıyorum, doğru değil seni düşünüyorum. bazen bir durup nefes alıyorum. içimde bir umut, bir umut. nasıl şey bi' güneş, bi' bulut. ben her gece yattığımda, düşüyorum bir boşluğa. ne yazıyorsa alnımda, sen yoksun hiç yanımda.
bir yolunda gitmedi, bu küçük gezegenin işleri. sonsuz ömürleri var gibi kibirleri, petrol kokardı bakımlı elleri. geçmiş geleceği belirler, diye hep bir ağızdan yalan söylerler. her şeyi geri çevirmek mümkün, birlikte ve topyekün. boyun eğmeden, boyun eğene değmeden. öyle bir hayat düşün ki, verdiğin o son nefes olsun milyonlarca ses. bi saniye durun, çünkü ben hiçbir şeyden anlamıyorun.
en son ne zaman ayık olduk, görünüşte ne yolcu ne yolduk. o gece onun evinde uyuduk, sabah kalkıp yine aynı geceyi bulduk. bir hayatı seninle yaşamak dedi, İstanbul’da kedi olmak gibi. bir yanın beni hep besledi, bir yanın ölmemi istedi. dedim olur. böyle günler olur, böyle günler olur. geçenlerde geldi bana geri, köpeğinin cenazesini giden biri gibi. beni sevmekten çok öldürmeye meyilli, eskiden böyle değildi.