Ask @gallifreyliyiq:

Uzun süredir yapmak istediğin halde yapamadığın bir şey var mı?

Uzun vadede düşünürsek yurt dışı hayali, piyano çalma hayali gibi şeyler. Kısa vadede düşünürsek konuşmak istediğim ama cesaret edemediğim, gerçekleştirmek istediğim ama korktuğum, yüzleşmek istediğim ama kaçtığım ufak tefek şeyler var her dönem olabildiği gibi.

View more

Lisedeyken insanlar sana karşı bakışları nasıldı? Farklı olduğunu söyleyenler oluyor muydu?

"Farklısın" biraz yumuşatılmış, süslenmiş, güzel hissettiren bir tabir. Bana direkt sen delisin diyorlardı ve benden kaçıyorlardı... ve bu lisede değil ortaokulda, hatta 4-5. sınıfta başladı

View more

Ailem tıp okumamı istiyor, ama ben psikoloji, astronomi veya güzel sanatlar okumak istiyorum. Ne yapmalıyım

Bence önce kendini iyi tanımaya çalış. Söylediğin üç şey de birbirinden farklı ve eğer birine yatkınlığın varsa diğerini seçmen seni mutsuz eder. zorlar. Neye yatkınlığının olduğunu keşfetmen, kendini tanıman, ne yapabildiğini, neleri yapabileceğini ve en çok hangisinin sana genel hayatında daha çok kazandıracağını (sadece maddi değil), neyi gerçekten yaparken mutlu hissettiğini, daha iyisini yapmak için çaba göstermekten çekinmeyeceğini keşfetmen lazım. Bir şeye ilgi duymak ve ona bir değer katmak çok farklı şeyler. Bir şeye değer katmak için önce onun bütün değerini sindirebilmek, onu anlayabilmek gerekiyor. Anlamak da çözüm değil, onu değiştirebilmek gerekiyor. Hangisi için sonuna kadar bu mücadeleyi verebilirsin, bunu düşünmeni öneririm. Ayrıca benim de sahne sanatları yüzünden kafam çok karışmıştı ama şu an istesem hala yapabiliyorum, hiçbir şey için hiçbir zaman gecikmeyeceğini, eğitimin yaşı ve zamanı olmadığını da hatırla.

View more

Sevdiğin bir şiir?

Ben ortaokuldayken edebiyata çok ilgiliydim, en iyi olduğum ve en sevdiğim ders Türkçe ve Edebiyat olmuştu o sıralar, ergenliğe mi giriyordum ne. Hatta sırf betimlemeden ibaret, sadece bir odada geçen bir kitap yazmaya başlamıştım sonra sonunu getirememiştim ama öğretmenim çok beğenmişti. O öğretmeni de çok severim o beni pek sevmez belki ama... Beni şiir ve kompozisyon yarışmalarına yönlendirirdi, ilk birkaç kez katılıp derece almıştım ama sonrasında öğretmeni hiç dinlemeyip yazmaktan sıkıldığım için de uzaklaşmıştım belki beni bu sorumsuzluğum yüzünden de sevmiyordur. Belki de seviyordur bilmiyorum. Sesi çok güzeldi işte, erkek bu arada. Her ders bize bir dize okurdu, sonra derse başlardı. Bazen ders sıkıcı olmaya başladığında da "neeyse, öyle işte" der bir şiir okurdu aniden. En sık okuduğu şiir Sezai Karakoç'un Mona Roza şiiriydi, o yaşımda derinliğini bilmesem de öğretmenin sesiyle, tonlamasıyla beni ağlatacak kadar etkileyici oluyordu. Hepsini yazmayacağım ama, birazını eklemek istiyorum aşağıya. Tamamını da okumanızı öneririm.
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadi kirik kus merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller
---
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakisin ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Acma pencereni perdeleri çek.
---
Zaman ne de cabuk geciyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göge bu kadar
Zaman ne de çabuk geciyor Mona
---
Yagmurlardan sonra büyürmüs basak
Meyvalar sabirla olgunlasirmis
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsin ölüler niçin yasarmis
Yagmulardan sonra büyürmüs basak

View more

Next