@cstcstcst0o0

Mustafa Kaya

Ask @cstcstcst0o0

Sort by:

LatestTop

Related users

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
@oyku187
Camdan yapılmış bir bardak tahayyül et... Biz bilinç sahibi Dünyevî kişiler olarak onun bir bardak olduğunu bildiğimizden, "bardak" olarak ifade edebiliriz. Ancak Dünya dışı olan bir başka bilinç sahibi kişi gelip o bardağı; "Silisyum kitlesi içinde mai var." diyerek tasvir edebilir. Unutma ki Gerçeklik bile rölativedir...

+ 4 💬 messages

read all

Sezgilerine güvenir misin?

Sezgiyle hareket etmem. Çünkü son yarım yüzyılda sezgiler bireysel olmaktan yüksünmüş bir hal almış ve ortak ferasete yönelmiştir. Vaktiyle Bergson'un Entüisyonizmi, Türkçeye "Sezgicilik" olarak çevrilmiş ve öyle kalmış. Ancak bu son raddede yanlış bir kullanımdır. Çünkü "entüisyon" kesin olan bilgidir ve sezgiden sezgiye değişmez. Her ne kadar Descartes "Sezgi hepimizde ortaktır." demişse bile benim için mühim olan kat'i bilgidir. Bir cafe hayal edin ve bu cafeye gelen herkes için şart koşulan şeyin "çay içmek" olduğunu düşünelim. Sonra da bir kişinin oraya gelip "Ben illa ki kahve içeceğim." diye direttiğini farz edin. Genel kanının çay içmek olduğu bu yerde, biri de illa kahve içmeye kalkıyorsa orda bir sapma eylemi var demektir. Ve bu sapma eylemi paradoksal bir durum çünkü kahve içmeyecek hiçbir zaman için... Ama "çay içme"nin doğru olduğunu da kimse söyleyemeyeceğine göre; örneğim biraz anlamsızlığı anlamlandırma çabasına doğru gitse de sonuçta "kahve içmeye" doğru giden eğilim, genel eğilimin dışında olarak çözümsüzlüğe doğru toplumsallığı itmeye başlıyor. Yani iki ayrı çelişki yahut antagonizmadan hangisinin doğru olduğunun karar verilemezliğinin içine giriyoruz. Bu durum kanaat karşıtlığı oluşturuyor olsa bile, sezgiye karşı bir sonuç vermediği için toplum bazında da karşılık görmeyecektir…

View more

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
TAVŞAN VE KAPLUMBAĞA HİKAYESİ, NEREDEYSE HER ÇOCUK TARAFINDAN BİLİNİR. HIZLI OLAN TAVŞANIN TEMBELLİK SONUCU KAPLUMBAĞA TARAFINDAN GEÇİLMESİ, EBEVEYNLERİN ÇOCUKLARINA TEMBELLİĞİN KÖTÜ SONUÇLARI OLACAĞINA DAİR VERDİĞİ İBRETLİK ÖRNEKLERDENDİR. AYNI HİKAYE, YUNAN MİTOLOJİSİNDE FARKLI ŞEKİLLERDE AŞİL VE KAPLUMBAĞA ARASINDA ANLATILIR. HİKAYENİN BATI VERSİYONUNDA AŞİL, KAPLUMBAĞAYA AVANS VERİR. BU AVANSLA KAPLUMBAĞA YARIŞA AŞİL’DEN 100 METRE ÖNDE BAŞLAR. NORMAL FİZİK KURALLARINA GÖRE BİR SÜRE SONRA AŞİL’İN KAPLUMBAĞAYI GEÇMESİ BEKLENİR. ANCAK BURADA DEVREYE İLGİNÇ BİR PARADOKS GİRER. KAPLUMBAĞA SÜREKLİ OLARAK HAREKET HALİNDEDİR. AŞİL, KAPLUMBAĞA İLE AYNI HİZAYA GELDİĞİ AN, KAPLUMBAĞA BİRAZ DAHA İLERLEMİŞ OLACAKTIR. BU DURUMDA KAPLUMBAĞA YİNE ÖNE GEÇMİŞ OLACAKTIR. AŞİL AYNI HİZAYA GELDİĞİ HER DEFASINDA, KAPLUMBAĞA ÖNCEKİ SEFERDEN ÇOK AZ DA OLSA YİNE ÖNE GEÇECEKTİR. BU DÜZENLEMEYE GÖRE AŞİL KAPLUMBAĞAYI ASLA GEÇEMEYECEKTİR. BU PARADOKSUN TEMELİNDE, MEŞHUR BİR MATEMATİKSEL ÇIKMAZ YER ALMAKTADIR. O ÇIKMAZIN ADI “SONSUZLUK”TUR.
İKİ BOYUTLU BİR DÜZLEMDE, ARTI SONSUZA GİDEN BİR EĞRİNİN GİDİŞİ DOĞRULTUSUNDA X EKSENİNİ MUTLAKA KESMESİ BEKLENİR. ANCAK 1 İLE 0(SIFIR) ARASINDA SONSUZ ÇOKLUKTA SAYI OLDUĞU İÇİN EĞRİ, X’İ HİÇBİR ZAMAN KESMEZ. HEM AŞİL’İN YA DA TAVŞANIN KAPLUMBAĞAYI YAKALAYAMAMASINDA, HEM DE EĞRİNİN X’İ KESMEMESİNDE, İNSAN BİLİNCİNİN ALGILAMAMAKTA BAŞARISIZ OLDUĞU O İMGE YER ALMAKTADIR; “SONSUZLUK”…

View more

+ 2 💬 messages

read all

Batı Ağıl düşerken neredeydiniz?

Valar’ın ortak kabulüyle Arda(Dünya)’nın ilk şekli, biri Kuzey’de biri de Güney’de olmak üzere ağaç şeklinde, Telperion ve Laurelin isminde iki lamba ile aydınlatılan simetrik bir kıtaydı. Lambalar, kötü bir Vala olan Melkor ve takipçileri tarafından yıkılınca Arda yeniden karanlığa büründü. Bununla beraber Arda’nın mükemmel simetrisi de bozuldu, Uzak Batı’da Aman ve Doğu’da Büyük Deniz’in üzerinde Orta Dünya ismiyle iki ana kıta oluştu. Melkor lambaları yıktıktan sonra eşi-benzeri olmayan mücevherler olan, İlk çağın yüksek Elf soyundan zanaat ustası Feonor yapımı Silmarilleri de çalarak Utumno’da saklandı. Bu sırada diğer Valalar simetrisi bozulan Arda’yı, Ilúvatar'ın Çocukları olan Elfler ve İnsanların gelişine hazırladı. Utumno Melkor’u koruyamadı ve diğer Valar tarafından yakalanıp üç çağ (yaklaşık olarak 9000 yıl) boyunca hapsedildi. Ancak esir alınmadan önce Melkor, Ilúvatar'ın Çocukları olan Elfler ve İnsanların uyanışına tanık olmuştu. Esareti bitince bu defa kıskançlık ve kin duygusu onu esir aldı. Diğer Valar’dan önce Melkor bazı Elflere ulaşmayı başardı ve baş takipçisi Sauron ile birlikte o Elflerden ork ırkını var etti. Sonra ikincil kalesi olan Doğu’daki Angband’ı başkent Thangorodrim ile güçlendirdi ve Sindar’a saldırdı. Melkor’un bu ilk saldırısı Noldor’un da yardımıyla püskürtüldü. Bunu takiben Sindar ve Noldor halkları, orta Dünya'nın batısındaki Beleriand'a (yani Batı Ağıl'a) yerleşti. Ana dilleri olan Quenya'yı bırakıp, benim de konuşabildiğim Sindarin dilini benimsediler... Noldor'un kaçışından 500 yıl kadar sonra bir Elf kadın ve bir insanın oğlu olarak doğan Earendil, atalarının kurtarmayı başardığı tek Silmaril'i de alarak Batı'ya yelken açtı. Bu sırada Valar'ın devreye girmesiyle Melkor alt edildi ve kalıcı bir şekilde Arda'dan atıldı. Ancak uzun çatışmalar sebebiyle Beleriand kıtası yok oldu ve Büyük Deniz'e gömüldü. Beleriand'ın yok oluşundan sonra Orta Dünya için yüzlerce kilometre doğuda yeni bir kıyı şeridi oluştu. Valar, Elflere Aman'a gelme hakkı sundu, bir kısmı kabul ederek Orta Dünya'yı sonsuza değin terk etti. Savaşlarda elflere yardım eden insanlara da Earendil önderliğinde Numenor Adası verildi. Batı Ağıl'ın düşüşü ile ilgili soruna ve benim bununla ilgime gelecek olursak; Batı Ağıl daha önce de defalarca düştü ve her defasında öncekinden daha güçlü bir vaziyette ayağa kalktı. Eriador kolcusu olarak geçen yıllarım sona erdi ve Batı ağıl yalnızca bir sınır şeridi. Her düşüşünde olmasam da varisi olduğum İsildur ve soyunda geldiğim Earendil her zaman burada olacaklar. Peki sen neredeydin? Filmdeki bir soru cümlesiyle gelip konuya hakim olduğunu sanıyorsun. Neyse ki Tolkien hayatta değil, Eru seni affetsin...

View more

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
Bir gün hocam Ali Nesin bana; "Herkesten farklı, özgün ve yinelemekten uzak bir yenilikçi ol. Çünkü her birey diğerlerinden farklı olmalı ve buna yönelmelidir." demişti. Ben de ona; "Eğer her birey diğerlerinden farklı olmaya yönelirse, bu vaziyette aynı amacı güderek yineleyici ve benzer bir uygulamaya gitmiş olacaklardır. Burada bir antenomi yaşanmış olmayacak mı?" diyerek karşılık verdim.
Klasik bir "Ali Nesin ve Ben" anekdotu...

+ 8 💬 messages

read all

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
BİR HAKİM CİNAYETTEN YARGILANAN BİR SANIĞA İDAM CEZASI VERİR. ANCAK MAHKUMA; "HAFTAİÇİ BİR GÜNDE ASILACAKSIN (PAZARTESİ-SALI-ÇARŞAMBA-PERŞEMBE-CUMA) VE HANGİ GÜN ASILACAĞINI BİLMEYECEKSİN. CELLAT HÜCRENE GELECEK VE TAM ÖĞLE VAKTİ SENİN CANINI ALACAK. ANCAK HANGİ GÜN OLACAĞINI BİLEMEYECEĞİN İÇİN BU SANA KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAKTIR.“ DER (SÜRPRİZ OLACAĞININ ALTINI ÇİZEREK)…
HÜCRESİNE GÖNDERİLEN MAHKUM YAŞAMAK İSTEDİĞİNE KARAR VERİR VE KAÇIŞ PLANLARI YAPMAYA BAŞLAR. ÖNCELİKLE HAKİMİN SÖYLEDİKLERİ ÜZERİNE BİR KAFA YORAR VE ŞÖYLE BİR SONUCA VARIR => İDAM EDİLEBİLECEĞİ GÜNLER PAZARTESİ, SALI, ÇARŞAMBA, PERŞEMBE VE CUMA'DIR. VE KENDİNCE DER Kİ; "EĞER BEN PERŞEMBE GÜNÜ AKŞAM OLUNCAYA KADAR İDAM EDİLMEZSEM GERİYE SADECE CUMA GÜNÜ KALACAKTIR. GERİYE SADECE CUMA GÜNÜ KALDIĞINDAN DOLAYI CUMA GÜNÜ İDAM EDİLECEĞİM KESİN OLACAKTIR. AMA BEN BUNU BİLDİĞİM İÇİN CUMA GÜNÜ İDAM EDİLMEK BENİM İÇİN ARTIK SÜRPRİZ OLMAYACAKTIR. LAKİN HAKİM BANA; ‘İDAM GÜNÜ SENİN İÇİN KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAK.’ DEMİŞTİ. BU DURUMDA SÜRPRİZ OLMAYACAĞI İÇİN CUMA GÜNÜ İDAM EDİLMEM İMKANSIZDIR." DER VE CUMA GÜNÜNÜN ÜSTÜNÜ ÇİZEREK LİSTEDEN ÇIKARIR.
CUMA GÜNÜNÜ LİSTEDEN ÇIKARAN MAHKUM AYNI DÜŞÜNCEYİ GERİYE KALAN 4 GÜN İÇİN DE KULLANIR. GERİYE KALAN GÜNLER PAZARTESİ, SALI, ÇARŞAMBA VE PERŞEMBE'DİR. VE YİNE KENDİ KENDİNE; “EĞER ÇARŞAMBA GÜNÜ AKŞAM OLUNCAYA KADAR İDAM EDİLMEZSEM GERİYE SADECE PERŞEMBE GÜNÜ KALACAKTIR. GERİYE SADECE PERŞEMBE GÜNÜ KALDIĞINDAN DOLAYI PERŞEMBE GÜNÜ İDAM EDİLECEĞİM KESİN OLACAKTIR. AMA BEN BUNU BİLDİĞİM İÇİN PERŞEMBE GÜNÜ İDAM EDİLMEK BENİM İÇİN ARTIK SÜRPRİZ OLMAYACAKTIR. LAKİN HAKİM BANA ‘İDAM GÜNÜ SENİN İÇİN KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAK.’ DEMİŞTİ. BU DURMUDA SÜRPRİZ OLMAYACAĞI İÇİN PERŞEMBE GÜNÜ İDAM EDİLMEM İMKANSIZDIR." DER VE PERŞEMBE GÜNÜ İDAM EDİLMEYECEĞİNE İNANMIŞ BİR ŞEKİLDE PERŞEMBE GÜNÜNÜN ÜSTÜNÜ ÇİZEREK LİSTEDEN ÇIKARIR.
CUMA VE PERŞEMBE GÜNLERİNİ LİSTEDEN ÇIKARAN MAHKUM AYNI DÜŞÜNCEYİ GERİYE KALAN 3 GÜN İÇİN DE KULLANIR. GERİYE KALAN GÜNLER PAZARTESİ, SALI VE ÇARŞAMBA'DIR. VE MAHKUM DER Kİ; "EĞER SALI GÜNÜ AKŞAM OLUNCAYA KADAR İDAM EDİLMEZSEM GERİYE SADECE ÇARŞAMBA GÜNÜ KALACAKTIR. GERİYE SADECE ÇARŞAMBA GÜNÜ KALDIĞINDAN DOLAYI ÇARŞAMBA GÜNÜ İDAM EDİLECEĞİM KESİN OLACAKTIR. AMA BEN BUNU BİLDİĞİM İÇİN ÇARŞAMBA GÜNÜ İDAM EDİLMEK BENİM İÇİN ARTIK SÜRPRİZ OLMAYACAKTIR. LAKİN HAKİM BANA ‘İDAM GÜNÜ SENİN İÇİN KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAKTIR.’ DEMİŞTİ. BU DURUMDA SÜRPRİZ OLMAYACAĞI İÇİN ÇARŞAMBA GÜNÜ İDAM EDİLMEM İMKANSIZDIR." BÖYLE DÜŞÜNEN MAHKUM ÇARŞAMBA GÜNÜ İDAM EDİLMEYECEĞİM DER VE ÇARŞAMBA GÜNÜNÜN ÜSTÜNÜ ÇİZEREK LİSTEDEN ÇIKARIR.
Devamı bir alt yanıtta.

View more

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
Üst yanıtın devamı...
CUMA, PERŞEMBE VE ÇARŞAMBA GÜNLERİNİ LİSTEDEN ÇIKARAN MAHKUM AYNI DÜŞÜNCEYİ GERİYE KALAN 2 GÜN İÇİN DE KULLANIR. GERİYE KALAN GÜNLER PAZARTESİ VE SALI'DIR. VE MAHKUM DER Kİ; "EĞER PAZARTESİ GÜNÜ AKŞAM OLUNCAYA KADAR İDAM EDİLMEZSEM GERİYE SADECE SALI GÜNÜ KALACAKTIR. GERİYE SADECE SALI GÜNÜ KALDIĞINDAN DOLAYI SALI GÜNÜ İDAM EDİLECEĞİM KESİN OLACAKTIR. AMA BEN BUNU BİLDİĞİM İÇİN SALI GÜNÜ İDAM EDİLMEK BENİM İÇİN ARTIK SÜRPRİZ OLMAYACAKTIR. AMA HAKİM BANA ‘İDAM GÜNÜ SENİN İÇİN KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAK.’ DEMİŞTİ. BU DURUMDA SÜRPRİZ OLMAYACAĞI İÇİN SALI GÜNÜ İDAM EDİLMEM İMKANSIZDIR." BÖYLE DÜŞÜNEN MAHKUM, SALI GÜNÜ İDAM EDİLMEYECEĞİM DER VE SALI GÜNÜNÜN ÜSTÜNÜ ÇİZEREK LİSTEDEN ÇIKARIR.
CUMA, PERŞEMBE, ÇARŞAMBA VE SALI GÜNLERİNİ LİSTEDEN ÇIKARAN MAHKUM AYNI DÜŞÜNCEYİ GERİYE KALAN 1 GÜN İÇİN DE KULLANIR. GERİYE KALAN GÜN PAZARTESİ'DİR. VE MAHKUM DER Kİ; “GERİYE SADECE PAZARTESİ GÜNÜ KALDIĞI İÇİN PAZARTESİ GÜNÜ İDAM EDİLECEĞİM KESİN OLACAKTIR. AMA BEN BUNU BİLDİĞİM İÇİN PAZARTESİ GÜNÜ İDAM EDİLMEK BENİM İÇİN ARTIK SÜRPRİZ OLMAYACAKTIR. AMA HAKİM BANA ‘İDAM GÜNÜ SENİN İÇİN KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAK.’
DEMİŞTİ. BU DURUMDA SÜRPRİZ OLMAYACAĞI İÇİN PAZARTESİ GÜNÜ İDAM EDİLMEM İMKANSIZDIR." BÖYLE DÜŞÜNEN MAHKUM PAZARTESİ GÜNÜ İDAM EDİLMEYECEĞİM DER VE PAZARTESİ GÜNÜNÜN ÜSTÜNÜ ÇİZEREK LİSTEDEN ÇIKARIR.
CUMA, PERŞEMBE, ÇARŞAMBA, SALI VE PAZARTESİ GÜNLERİNİ LİSTEDEN ÇIKARAN MAHKUM AYNI DÜŞÜNCEYİ GERİYE KALAN SIFIR GÜN İÇİN KULLANIR. GERİYE KALAN GÜN YOKTUR. VE MAHKUM DER Kİ; “GERİYE BAŞKA GÜN KALMADIĞI İÇİN İDAM EDİLMEM İMKANSIZDIR ÇÜNKÜ HAKİM BANA ‘İDAM EDİLECEĞİN GÜN SANA KESİNLİKLE AMA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLACAKTIR.’ DEMİŞTİ. BU DÜŞÜNCESİNE GÖRE İDAM EDİLMEYECEĞİNİ ANLAYAN MAHKUM SEVİNİR VE RAHATLAR.
O HAFTA İÇİ GELİR GEÇER VE MAHKUM GERÇEKTEN DE İDAM EDİLMEZ. ANCAK BİR SONRAKİ HAFTA İÇİ ÇARŞAMBA GÜNÜ ÖĞLE VAKTİ CELLAT MAHKUMUN HÜCRESİNE GELİR VE MAHKUMU İDAM EDEREK İNFAZINI GERÇEKLEŞTİRİR. İDAM EDİLMEYECEĞİNİ DÜŞÜNEN MAHKUM İÇİN GERÇEKTEN DE HAKİMİN DEDİĞİ GİBİ SÜRPRİZ BİR İDAM GERÇEKLEŞİR.
(Yalnızca okuyanlara) teşekkürler.

View more

+ 3 💬 messages

read all

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
BEYAZ İNSAN ETİ YİYEN ESKİ BİR YERLİ KABİLESİ BİR BEYAZ ADAM AVLARLAR. AVLADIKLARI BU BEYAZ İNSANI BİR ŞEKİLDE PİŞİREREK YİYECEKLERDİR.
İKİ TÜR PİŞİRME ŞEKİLLERİ VARDIR; BİRİ HAŞLAYARAK PİŞİRME DİĞERİ İSE KIZARTARAK PİŞİRMEDİR.
BEYAZ ADAMI KAZANA ATARLAR. KABİLENİN ŞEFİ KAZANIN BAŞINA GELİP BEYAZ ADAM İLE KONUŞMAYA BAŞLAR. KABİLE ŞEFİ, BEYAZ ADAMA; “BİZ SENİ HER HALÜKARDA YİYECEĞİZ. BİZİM PİŞİRME ŞEKİLLERİMİZ KIZARTMAK VE HAŞLAMAKTIR. ŞİMDİ SANA BİR SORU SORACAĞIM VE EĞER SORUNUN CEVABINI DOĞRU BİLİRSEN SENİ HAŞLAYARAK YİYECEĞİZ AMA EĞER YANLIŞ CEVAP VERİRSEN SENİ KIZARTARAK YİYECEĞİZ.” DER.
BEYAZ ADAM DA BAŞKA ŞANSI OLMADIĞINDAN “PEKALA, SORUN.” DİYE KARŞILIK VERİR.
KABİLE ŞEFİ SORUSUNU ŞU ŞEKİLDE YÖNELTİR; "BİZ SENİ HAŞLAYARAK MI YİYECEĞİZ YOKSA KIZARTARAK MI YİYECEĞİZ?" YANİ NE ŞEKİLDE PİŞİRELECEĞİNE YÖNELİK CEVABININ NETİCE VERECEĞİ SORU BUDUR.
BEYAZ ADAM, YETİSEL BAĞLAMDA “ZEKİ” VE SEMANTİK BİR İNSANDIR. BU SORUYA NASIL BİR CEVAP VEREREK BU DURUMDAN KURTULABİLİRİM DİYE DÜŞÜNÜRKEN AKLINA İYİ BİR FİKİR GELİR VE BİR ANDA "BENİ KIZARTARAK YİYECEKSİNİZ." DİYE CEVAP VERİR.
ŞİMDİ BİR DÜŞÜNELİM... EĞER CEVABI DOĞRU İSE, YANİ KIZARTILMA CEVABI DOĞRU İSE, DOĞRU CEVAP VERDİĞİ İÇİN HAŞLANMASI GEREKECEKTİR. ANCAK DOĞRU CEVAP VERDİ DİYE HAŞLANIRSA BU DEFA DA “KIZARTACAKSINIZ” DEDİĞİ İÇİN DOĞRU CEVAP VERMEMİŞ OLACAKTIR. DOĞRU CEVAP VERMEDİĞİNE GÖRE DE KIZARTILMASI GEREKMEKTEDİR. AMA KIZARTILIRSA DA VERMİŞ OLDUĞU CEVAP DOĞRU OLMUŞ OLACAKTIR... BU ŞEKİLDE DÜŞÜNEREK BİR SONUCA VARILAMAYACAĞINI VE DİLEMMANIN ÇÖZÜLEMEYECEĞİNİ ANLAYAN KABİLE ŞEFİ BEYAZ ADAMIN SERBEST BIRAKILMASINI EMREDER...
(Okuyanlara) teşekkürler...

View more

Bana her şeyin yalan olduğunu ogrettiler

@sin
Sana "her şey"in yalan olduğunu öğrettiler ise; "Sana her şeyin yalan olduğunu öğretmeleri" konusu da bu "her şey" ifadesine dahil olacağından, "Sana her şeyin yalan olduğunu öğretmeleri" vaziyeti de bir yalan olacaktır. Bu durumda da bu ifadenin yalan olmasına binaen belirtilen "her şeyin yalan olması" durumu gerçekleşmeyecektir. Paradigma uyuşmazlığı, çok büyütme...

Değerini bilecekler için bir paradoks yazıyorum.

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
HUKUK BÖLÜMÜNDE ÖĞRENİM GÖREN BİR ÖĞRENCİ, BİR AVUKATIN YANINDA STAJYER OLARAK ÇALIŞMAYA BAŞLAR. BİRLİKTE ÇALIŞMAYA DEVAM ETİKLERİ BU SÜRE DAHİLİNDE STAJYER ÖĞRENCİNİN BORÇLARINI ÖDEMEK İÇİN BİR MİKTAR PARAYA İHTİYACI OLUR. BU PARAYI NEREDEN TEMİN EDEBİLİRİM DİYE DÜŞÜNÜRKEN, YANINDA ÇALIŞMAKTA OLDUĞU AVUKATTAN BORÇ İSTEMEYE KARAR VERİR. DURUMU AVUKATA ANLATAN STAJYER, KENDİSİNDEN BORÇ PARA İSTER. AVUKAT BORÇ VERMEYİ KABUL EDER. YAPMIŞ OLDUKLARI ANLAŞMAYA GÖRE DE STAJYER, STAJINI BİTİRİP AVUKAT OLARAK KAZANDIĞI İLK DAVADAN HEMEN SONRA BORCUNU ÖDEYECEKTİR. BU ŞEKİLDE ANLAŞIRLAR. NİHAYET STAJ SÜRESİ BİTER VE STAJYERİMİZ DE ARTIK BİR AVUKAT OLMUŞTUR (ARTIK HER İKİSİ DE AVUKAT OLDUĞU İÇİN ANLATIMDA BİR KARIŞIKLIK OLUŞMAMASI İÇİN STAJYER ÖĞRENCİYE "STAJYER" DEMEYE DEVAM EDECEĞİM). ARADAN AYLAR GEÇER AMA BİZİM STAJYER AVUKAT OLDUĞU HALDE HALA BORCUNU ÖDEMEMİŞTİR. YAPMIŞ OLDUKLARI ANLAŞMAYA GÖRE İLK KAZANDIĞI DAVADA BORCUNU ÖDEYECEKTİ. AVUKAT DURUMU MERAK EDER VE BORCUNU NEDEN ÖDEMEDİĞİNİ SORMAK İÇİN STAJYERİ TELEFONLA ARAR.
KISA BİR SÜRE KONUŞTUKTAN SONRA NEDEN HALA BORCUNU ÖDEMEDİĞİNİ SORAR. STAJYER DE HENÜZ BİR DAVA KAZANMAMIŞ OLDUĞUNU VE YAPTIKLARI ANLAŞMA DOĞRULTUSUNDA İLK KAZANDIĞI DAVADAN SONRA GERİ VERECEĞİ HUSUNDA MUTABIK KALDIKLARINI BELİRTİR. ANCAK AVUKAT BU DURUMUN ÇOK UZADIĞINI VE ARTIK ÖDEMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLER. STAJYER İSE BU FİKİRDE DEĞİLDİR VE "DAVA KAZANMADAN GERİ VERMEYECEĞİM." DER. ARALARINDA "VERECEKSİN-VERMEYECEĞİM, VERECEKSİN-VERMEYECEĞİM..." TARZINDA BİR TARTIŞMA ÇIKAR. NETİCESİNDE DE MAHKEMELİK OLURLAR. MAHKEME GÜNÜ VE SAATİ GELDİĞİNDE, MAHKEME SALONUN ÖNÜNDE KARŞILAŞIRLAR. MERHABALAŞTIKTAN SONRA AVUKAT, STAJYERE; "ŞİMDİ SALONA GİRECEĞİZ VE HAKİM YA SENİN LEYHİNE KARAR VERECEK YA DA BENİM LEYHİME KARAR VERECEK. EĞER HAKİM BENİM LEYHİME KARAR VERİRSE, HAKİMİN HÜKMÜ GEREĞİ BANA OLAN BORCUNU ÖDEMEK ZORUNDA KALACAKSIN. EĞER SENİN LEYHİNE KARAR VERİRSE BU DEFA DA DAVAYI SEN KAZANMIŞ OLDUĞUN İÇİN YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ANLAŞMA MUCİBİNCE BORCUNU ÖDEMEK DURUMUNDA KALACAKSIN. YANİ HER İKİ KARARDA DA PARAMI VERMEK ZORUNDA OLACAKSIN. EN İYİSİ SEN ŞİMDİ PARAMI VER, BOŞ YERE SALONA GİRMEYELİM BİLE." DER.
Devamı alt yanıtta.

View more

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
Üst yanıtın devamı.
AVUKAT SÖYLEDİKLERİNDE HAKLIDIR ANCAK BİZİM STAJYER DE HİÇ BOŞ DEĞİLDİR. VE ŞU ŞEKİLDE KARŞILIK VERİR; "ŞİMDİ HAKİM YA SENİN LEYHİNE KARAR VERECEK YA DA BENİM BENİM LEYHİME KARAR VERECEK. BENİM LEYHİME KARAR VERİR İSE HAKİMİN HÜKMÜ GEREĞİ SANA OLAN BORCUMU ÖDEMEYECEĞİM. AMA SENİN LEYHİNE KARAR VERİRSE BU DEFA DA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ ANLAŞMA MUCİBİNCE SANA OLAN BORCUMU ÖDEMEYECEĞİM ZİRA HENÜZ BİR DAVA KAZANMAMIŞ OLACAĞIM." DER VE STAJYER DE HAKLIDIR. BÖYLELİKLE DE İÇİNDEN ÇIKILAMAZ BİR ANTİNOMİ PEYDA ETMİŞ OLURLAR.
Okuyanlara teşekkürler...

Uğurlu sayın?

grkmkartan’s Profile Photogrkmkartan
Uğurlu değil de "en sevdiğim sayı 73" diyelim. Bu sayı 21. asal sayıdır. Kendisini oluşturan "7 ve 3"ün çarpımı 21'dir. Tabi bununla kalmıyor. 73'ün tersten yazılışı 37'dir ve 37 sayısı da 12. asaldır. 12 de 21'in tersten yazılışıdır. Tabi buraya kadarki kısmı yalnızca tesadüf. Asıl özelliği "ikilik düzen"deki karşılığının (1001001) olmasıdır ki bu da özel bir palindromik sayıdır.

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
BİRÇOK DÜŞÜNÜRE VE BİLİM ADAMINA GÖRE GEÇMİŞE GİTMEK İMKANSIZDIR. ZİRA "DEDE PARADOKSU" ADI VERİLEN KURAMDA ŞU ÖRNEK VERİLİR; EĞER BİR ZAMAN MAKİNASI İCAT ETSENİZ, GEÇMİŞE GİTSENİZ VE GEÇMİŞTE DEDENİZİ ÖLDÜRSENİZ NE OLURDU? MANTIĞA GÖRE SİZİN DOĞMAMIŞ VE MAKİNEYİ İCAT ETMEMİŞ OLMANIZ GEREKİR. BU DURUMDA DOĞMAMIŞSANIZ DEDENİZİN KATİLİ KİMDİR? BU DÜŞÜNCE ÇOĞU BİLİM ADAMINA GÖRE ZAMANDA YOLCULUĞUN OLAMAYACAĞININ KANITIDIR. ANCAK BAZILARINA GÖREYSE "GELECEĞE DÖNÜŞ" FİLMİNDE DE OLDUĞU GİBİ BU AKSİYOM NETİCESİNDE YENİ BİR ZAMAN ÇİZGİSİ OLUŞUR VE KİŞİ BİR KATİL OLARAK YENİ OLUŞAN PARALEL EVRENDE YAŞAMINA DEVAM EDER. BİR ÖNCEKİ EVRENDE İSE HİÇ DOĞMAMIŞTIR. AMERİKALI BİLİM-KURGU YAZARI ROBERT A.HEİNLEİN'IN 1958'DE YAZDIĞI KISA BİR HİKAYE OLAN "SİZ ZOMBİLER" İSE "DEDE PARADOKSU"NU BİR ADIM ÖTEYE TAŞIMIŞTIR. HİKAYE ŞU ŞEKİLDEDİR;
“1945 YILINDA BİR YETİMHANEYE YENİ DOĞMUŞ BİR KIZ BEBEK BIRAKILIR. ADI JANE'DİR. JANE BÜYÜR VE 1963 YILINDA 18 YAŞINDA BİR YETİŞKİN OLARAK YETİMHANEDEN AYRILIR. ANCAK YETİMHANEDEN ÇIKTIĞI GÜN BİR SERSERİYLE KARŞILAŞIR VE ONA AŞIK OLUR. BU GENÇ, JANE’İ HAMİLE BIRAKIR VE ORTADAN KAYBOLUR. JANE HAMİLELİK SÜRECİNİ TEK BAŞINA GEÇİRİR. 9 AY SONRA DA BEBEĞİNİ HASTANEDE DOĞURUR. ANCAK DAHA BEBEĞİNİ KUCAĞINA BİLE ALAMAMIŞKEN BEBEK YABANCI BİRİ TARAFINDAN HASTANEDEN KAÇIRILIR. BU SIRADA DOKTORLAR YAPTIKLARI BİR KAÇ TEST İLE JANE'NİN "HERMAFRODİT" YANİ ÇİFT CİNSİYETLİ OLDUĞUNU TESPİT EDERLER. BU DURUMDA JANE'İN HAYATINA DEVAM EDEBİLMESİ İÇİN JANE'İ AMELİYATLA ERKEĞE DÖNÜŞTÜRMELERİ GEREKMEKTEDİR. DURUMU JANE’E ANLATIRLAR. HER NE KADAR İSTEMESE DE HAYATINA DEVAM EDEBİLMEK İÇİN DOKTORLARIN AMELİYAT TEKLİFİNİ KABUL EDER. HAMİLE BİR KADIN OLARAK HASTANEYE GELEN JANE, HASTANEDEN BİR ERKEK OLARAK AYRILIR. BU FELAKETLER ÜZERİNE BUNALIMA GİRER VE ALKOLİK BİR SERSERİYE DÖNÜŞÜR VE YILLARCA AYYAŞ BİR ADAM OLARAK ORTALIKTA DOLANIR. JANE 1970 YILINDA BİR BARA GİDER. ORADA BİR BARMEN İLE TANIŞIR VE BAŞINDAN GEÇEN KÖTÜ OLAYLARI ONLARA ANLATIR. BARMEN, JANE'İN BU DURUMUNA ÇOK ÜZÜLÜR VE ONU "ZAMAN YOLCULARI" KULÜBÜNE GİRMEYE DAVET EDER. ZAMAN YOLCULARI KULÜBÜ, ZAMAN MAKİNALARI VE MAKİNALARI KULLANAN "DEDE"LERİ OLAN BİR KULÜPTÜR. JANE, BARMENİN TEKLİFİNİ KABUL EDER VE BERABER ZAMAN YOLCULARI KULÜBÜ’NE GİDERLER. İKİSİ BİRLİKTE BİR ZAMAN MAKİNESİNE BİNERLER VE KÖTÜ OLAYLARIN BAŞLADIĞI GÜNE, YANİ 1963'E GİDERLER.
Devamı alt yanıtta.

View more

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
Üst yanıtın devamı.
BARMEN, JANE'İ 1963'TE BIRAKIP TEK BAŞINA ZAMAN MAKİNASINA BİNER. ARTIK ERKEK OLAN JANE GİTMİŞ OLDUĞU 1963 YILINDA YETİM BİR KIZA AŞIK OLUR. ONU HAMİLE BIRAKIR. BARMEN İSE JANE'İ BIRAKMIŞ OLDUĞU ANIN 9 AY 10 GÜN SONRASINA GİDER VE BİR HASTANEDEN, YETİM BİR KIZDAN DOĞMUŞ BİR BEBEĞİ ÇALAR VE BEBEĞİ 1945'E GÖTÜRÜP BİR YETİMHANEYE BIRAKIR. SONRA BARMEN TEKRAR 1963'E DÖNER. ERKEK OLMUŞ VE BİR KIZI HAMİLE BIRAKMIŞ OLAN JANE'İ ALIP, 1985'E GÖTÜRÜP O ZAMANA BIRAKIR. JANE TÜM BU YAŞADIKLARINDAN SONRA 1985 YILINDAN İTİBAREN HAYATINI TOPARLAMA KARARI ALIR VE ZAMAN YOLCULARI KULÜBÜNÜN O ZAMANKİ HALİNDE SAYGIN BİR "DEDE" OLUR.
ZAMANI GELDİĞİNDE KULÜP ONA ZORLU BİR GÖREV VERİR. GÖREVİ; BARMEN KILIĞINA GİRİP, 1970 YILINA GİDİP, BİR BARDA ORAYA GELECEK OLAN BİR AYYAŞA YARDIM ETMEKTİR. TÜM BU HİKAYENİN VE İNANILMAZ PARADOKSUN SONUNDA ŞU SORULARIN CEVAPLARI ASLA BULUNAMAZ => JANE'İN ANNESİ, BABASI, DEDESİ, NİNESİ, OĞLU, KIZI, TORUNU VE BARMEN KİMDİR? HEPSİ JANE MİDİR YOKSA JANE ASLINDA HİÇBİRİ MİDİR?
Okuyanlara teşekkürler...

View more

-

cstcstcst0o0’s Profile PhotoMustafa Kaya
GANJ NEHRİ KENARINDA HİNTLİ BİR KADIN ÇAMAŞIRLARINI YIKAMAKTADIR. HEMEN YANINDA DA BEBEĞİ YATMAKTADIR. KADININ ANLIK GAFLETİNDEN YARARLANAN BİR TİMSAH KADININ BEBEĞİNİ YAKALAR. BUNU FARKEDEN KADIN, ÇIĞLIKLAR ATARAK TİMSAHA YALVARMAYA BAŞLAR BEBEĞİNİ YEMEMESİ İÇİN. TİMSAH KADINA CEVAP VERİR;
"SANA BİR SORU SORACAĞIM. EĞER CEVABI DOĞRU BİLİRSEN SANA BEBEĞİNİ GERİ VERECEĞİM. ANCAK YANLIŞ CEVAP VERECEK OLURSAN BEBEĞİNİ HEMEN ŞİMDİ BURADA YİYECEĞİM." TİMSAHIN BU SÖZLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNEN KADIN BAŞKA ÇARESİ OLMADIĞINI ANLAYINCA TİMSAHTAN SORUYU SORMASINI İSTER. TİMSAH; "BEN ŞİMDİ BEBEĞİNİ YİYECEK MİYİM YEMEYECEK MİYİM?" DER. YANİ TİMSAHIN SORUSU BUDUR. BİR MÜDDET DÜŞÜNEN KADIN HAYKIRARAK "AYY BEBEĞİMİ YİYECEKSİN" DER. KADININ SORUYA CEVABI "YİYECEKSİN" OLUR. YAPTIKLARI ANLAŞMA GEREĞİ KADIN DOĞRU CEVAP VERMİŞ İSE BEBEĞİNİ GERİ ALABİLECEKTİR. ANCAK YANLIŞ CEVAP VERMİŞ İSE TİMSAH BEBEĞİ YİYECEKTİR. TİMSAH KADINA CEVAP VERİR; "ARTIK SANA BEBEĞİNİ GERİ VEREMEM. ÇÜNKÜ SEN 'YİYECEKSİN' DİYE CEVAP VERDİN. EĞER BEBEĞİNİ SANA GERİ VERİRSEM VERMİŞ OLDUĞUN CEVAP YANLIŞ OLMUŞ OLACAK VE YANLIŞ CEVAP VERMEN DURUMUNDA BEBEĞİNİ YİYECEĞİMİ SÖYLEMİŞTİM."
TİMSAHIN BU SÖZLERİNE KARŞILIK KADIN; "BEBEĞİMİ YİYEMEZSİN DE. ÇÜNKÜ BEBEĞİMİ YİYECEK OLURSAN VERMİŞ OLDUĞUM CEVAP DOĞRU OLMUŞ OLACAKTIR. AMA DOĞRU CEVAP VERMEM DURUMUNDA BEBEĞİMİ BANA GERİ VERECEKTİN. YANİ BEBEĞİMİ YİYEMEZSİN." DER. SONUÇ OLARAK TİMSAH BEBEĞİ NE GERİ VEREBİLİR NE DE YİYEBİLİR.

View more

Next

Language: English